HOZAT’IN TARİHÇESİ

 

HOZATIN TARİHÇESİ

Hozat adı eski Türk dilinde sıçramak , hoplamak anlamına gelen Hozmek’ten gelmektedir. Hozat’ın tarihinin çok eskilere dayandığı çeşitli kaynak ve kaynakçalarda anlaşılmaktadır. Hozat ve çevresi Selçuklular döneminden kalan daha önceki dönemlerde olduğu gibi göçebe ekonomisinin hakim bir karakter görüldüğü bir yer olmuştur.Çeşitli nedenlerle otoriteden kaçan göçebe boylarının Hozat ve çevresini yurt edindikleri anlaşılmaktadır.Sunni din uygulamasına karşı çıkan Şii topluluklarının ve Türkmen boylarının Hozat çevresine sığındıkları tahmin edilmektedir .Baba Resul ve Baba İshak gibi Selçuklu Sultanlarına baş kaldıran Sarısaltık’un Hozat’ın çok yakınlarında Sarısaltık Köyünün Sarısaltık Tepesinde mezarının olduğu bilinmekte ve efsane edilmektedir.

Hozat , tüm Güneydoğu ve Doğuanadolu 1516 yılında birinci Sultan Selim tarafından Osmanlı toraklarına katılmıştır. Kanuni devrinde Pir Hüseyin oğulları kendilerine verilen sancağı bölüşerek Çemişgezek ( Hozat dahil ) Mazğirt , Pertek ve Sağman kollarına bölmüşlerdir .O zaman Hozat Erzurum Eyaleti içinde görülüyordu.Fakat bir süre sonra Diyarbakır’a bağlanmıştır.Bu bağlılığın Tanzimatın ilan edildiği 1839 yılına kadar devam ettiği , bu tarihten itibaren tekrar Erzurum’a bağlandığı tahmin edilmektedir.

Dersim beyleri Osmanlı döneminde 19.yüzyılın yarısına kadar aşiret , sancak beyleri olarak kaldılar . Daima birtakım ayrıcalıklara sahip olmuşlardır.Bu beyleri Osmanlılar hiçbir zaman tam bir devlet otoritesine bağlayamamışlardır. Yönetim daime yerli beylerin ve aşiret reislerinin elinde kalmıştır. Bölge çok engebeli ve dağlık olduğundan içerilere girmek mümkün olmamıştır. Tanzimatla Fransız yönetim şekli kabul edilmiş , o zaman devlet ıslahat hareketleri ile Dersim Beylerine yeni düzeni 20 nci yüzyılın başlarına kadar devam etti . Sebebi ise Dersim beylerinin yeni düzeni ve devlet otoritesi kabul ettirtmek kurulu ve kökleşmiş çıkarlarına uygun düşmüyordu .

Hozat ( Dersim ) Tanzimattan sonra Erzurum’dan ayrılarak 1845 yılında İl haline getirildi . Bundan sonra ise ağalık ve ocaklık döneminde çıkarı olanlar ayaklandılar . 1862 de Mamüratül-Aziz (Elazığ ) vilayet olunca Dersim de Elazığ’a Sancak olarak bağlandı . Fakat bu kez dedeler , ağlalar ve eşraf devlet otoritesinin bölgede yerleşmesine şiddetle karşı çıktılar ve bu suretle Dersim isyanı çıktı . 1877 de Semih ve Kürt İsmail Paşalar 1867 de Ahmet Muhtar Paşa ve 1855 de Ali Şevki Paşa komutanlarında gönderilen kuvvetler karışıklıkları yatıştırmaya çalıştılar.

Anacak köklü bir ıslahat yapılmadığı gibi yeniden isyan çıktı ve eşkıyacılık devam etti .1907 yılında Harput Redif Livası Kumandasında Reşit Paşa asiller üzerine gönderildiği , bunun üzerine isyana son verildiği.

Ferit Ali Paşa ile Şuray-i Devlet Azası Mustafa bey Dersim’de incelemeler yapmışlardır.Daha sonra Meclis-i Mebusanca Dersim bölgesinde önce sükunetin sağlanması sonradan ıslahat sağlanması kararı alındı .1909 yılında ise Muhtar İbrahim paşa 4.Ordu komutanı olarak Dersime gönderildi 1916 yılında Dersimde özellikle Doğu Dersim’de 19 yüzyılın ikinci yarısından 20 yüzyılın başlarına kadar Doğu illerimizin bir kısmında olduğu gibi Hozat çevresinde de Ermeni siyasi hareketleri etkinlik gösterdi . Fakat bu hareketleri yerli halk müsamaha ile karşılamadı . Ermeni azınlık 20 Yüzyılı başlarında tümü ile Hozat çevresinde göç etti . Hozat’ın yönetim değişiklikleri bu güne kadar değişik safhalar geçirmiştir.1862 de İl haline getirilen Dersim 1875 yılında geliri giderine yetmediği için İradey-i Şahane ile tekrar sancak haline getirildi .1879 yılında vilayet olan Elazığ ‘a Çarşancak kazası içinde Hozat’ta bağlanmıştır. 1881-1922 tarihleri arasında Hozat ( Dersim 9 sancağı merkezi olmuş ve burada hanefilik yerleşmiştir.1881-1890 tarihleri arasında ilk Dersim Mutasaraffı Çemişğezek’li Fikri Paşa kendi adıyla anılan mahallede beylik yapılar ve çarşı kurmuştur. 1920-1935 yılları arsında Hozat Elazığ’a kaza olarak bağlanmış , 25 Aralık 1935’de çıkarılan Tunceli kanunu ile Hozat 4 ocak 1936 yılında Merkezi Kalan’a taşınan Tunceli Vilayetine bağlı bir kaza olarak kalmıştır…